Neden Didim ?
Geçmişin izinde Didim, konumundan dolayı büyük bir avantaja sahip. Ege'nin, dolayısıyla antik dünyanın pek çok yerleşim yeri, günlük turlarla gezilebiecek uzaklıkta.
Aydın ili sınırları içerisinde yer alan Didim; Kuşadası'ndan 70, Bodrum'dan 110 km uzaklıkta önemli bir turizm merkezidir. Güllük Körfezi'ni çevreleyen iki yarımadadan biri (diğeri Bodrum yarımadası) üzerinde yer alan Didim, 53 kilometrelik sahil şeridinin üzerinde hemen hepsi kumsal olan onlarca koya sahiptir. Bu koylar içinde kuşkusuz en önemlisi, oteller bölgesinin hemen önünde uzanan, Ege'nin dünyaca ünlü plajlarından biri olan Altınkum'dur.
Didim oldukça sıcak bir iklim kuşağında kalmasına karşın, düşük nem oranı yazın bunaltıcı sıcaklardan şikayet edenler için iyi bir seçenek oluşturuyor. Yöredeki 200'e yakın turistik tesis her zevke ve keseye hitap edebilecek çeşitliliktedir. Ev pansiyonlarından otellere, kamp yerlerinden tatil köylerine uzanan geniş bir yelpaze içinde pek çok konaklama seçeneği olan Didim'de, zamanınızı tertemiz kıyı şeridinde denize girerek, büyülü Ege maviliklerinde tekne gezisine çıkarak, su sporları yaparak ya da yöredeki tarihi ve turistik yerlere düzenlenen günlük turlara katılarak değerlendirebilirsiniz. Bu tarihi yerlerin başında Apollon Tapınağı gelir. Apollon antik dünyanın en büyük üçüncü tapınağı olmasının yanında, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı'nın mimari ikizi gibidir. Didim, konumundan dolayı büyük bir avantaja sahiptir. Ege'nin, dolayısıyla antik dünyanın pek çok yerleşim yeri, günlük turlarla gidilip gezilebilecek uzaklıktadır. Örneğin antik çağın filozoflar kenti Milet, Didim'e sadece 20 km uzaklıktadır. Bu çağın yedi bilgesinden biri olan Thales, dünyanın ilk haritasını yapan Anaksimandros, filozof ve tarihçi Hekaitos, şehir plancısı ve mimar Hippodamos, Milet'te yaşamıştır.
Kurulduğunda deniz kenarında olan kent, Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar yüzünden bugün ovanın ortasında kalmıştır. Menderes Nehri'nin bir başka eseri de Didim'e 30 km uzaklıktaki Bafa Gölü. Bafa, eskiden Ege Denizi'nin bir koyu iken, ırmağın taşıdığı alüvyonlarla denizle ilişkisi kesilerek göle dönüşmüştür. Didim'den 15 km. uzaklıkta ise mavi ile yeşilin kucaklaştığı şirin tatil beldesi Akbük bulunyor. Bizans döneminde psikoposluk merkezi olan antik kent Prience, ilginç taş evleriyle eski Rum köyü Doğanbey, doğa cenneti Karina, bir başka doğa cenneti Kazıklıkoyu, Dilek Yarımadası Milli Parkı Didim'in güzellikleri arasındaki yerlerini almışlardır. Kısacası Didim'in güzellikleri saymakla bitmez. Ulaşım Nasıl Gidilir? Didim; Efes, Milet, Prien gibi antik şehirlerin yanısıra diğer turistik yerleşimlere de yakın oluşuyla dikkat çeker. Doğal güzellikleri olan kumsallarının tadını çıkaran misafirler, tatillerinin bir gününü mutlaka koylar arasında düzenlenen günlük tekne turu’na ayırırken; tarih ve kültür turlarına meraklı misafirler bu işle uğraşan firma ve bilgilendirme noktalarından bilgi ve tur hizmeti alabilirler. Didim'de Havalanı bulunmamaktadır. Didim'e havayollarıyla ulaşım sadece çevredeki Bodrum, Dalaman ve İzmir'deki havalimanlarıyla mümkündür. Bu havalimanlarından ‘taksi’ alınabileceği gibi, Didim Merkezli Tur işletmeciliği yapan firmalardan özel hava alanı transfer hizmeti de satın alınabilir. Didimin havaalanlarına olan uzaklıkları aşağıdaki gibidir: Dalaman Havaalanı'na 120km. Bodrum Havaalanı'na 90km. İzmir Adnan Menderes Havaalanı'na 150km. Bunula beraber, demir yolu havaalanının içinden geçiyor. İzmire gidip otobüse binebileceğiniz gibi, Ortaklar’a kadar tren ile gidip (sadece gündüz saatlerinde), Ortaklar'dan Söke minibüslerine, oradan da Didim Midibüslerine aktarmalı olarak binebilirsiniz yada taksi kiralayabilirsiniz. Bodrum - Altınkum arasında "Bodrum Feribot İşletmeciliği"nin yüksek sezonda hergün; düşük sezonda haftada 3 gün olmak üzere hava durumuyla da alakalı olarak düzenlediği seferler vardır. Diğer büyük firmalarca (Kamil Koç, Varan, Pamukkale, Aydın Turizm) İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerden yaz aylarında her gün direkt Didim seferi yapılmaktadır. Kış aylarında sefer sayısında azalma gözleniyorsa da; Nisan - Mayıs aylarında hareketlenen turizm sezonuyla birlikte seferler normale döner. Didim'de, Didim S.S. Minibüsçüler Birliği ‘Didim Seyahat’ gün boyunca her 15 dakikada bir, Söke - Altınkum ve günün muhtelif saatlerinde Altınkum - Aydın güzergahında toplu taşımacılık hizmeti vermektedir. Bunun yanısıra yaz aylarında Bodrum-Didim seferleri düzenlenmekte, Didim - İzmir seyahatlerini de yeni tarifelerine eklemektedirler. Didyma Apollon Tapınağı
Didim Apollon Tapınağı'nın yapılaşması M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllara kadar uzanıyor.
M.Ö. 6. yüzyılda Zeus'un oğlu ve Ay tanrıçası Artesmis'in ikiz kardeşi Apollon adına, Branhid kahinleri için yapılmıştır. M.Ö. 494'te Persler tarafından tahrip edilen, Büyük İskender, Seleukhoslar, Bergamalılar ve Romalılar zamanında yeniden kurulan ve eklemeler yapılan Apollon Tapınağı, antik dünyanın en ünlü kehanet merkeziydi. Panormos limanından denize açılacak tüccar ve askerler burada fal baktırır, tanrılara kurban sunarlardı. Bir söylentiye göre Büyük İskender, Didim'e her geldiğinde uzun yıllar önce kurumuş olan bir çeşmeden fışkıran sular, Büyük İskender'in baş tanrı Zeus'un oğlu olduğunu duyurmuş. Heredot, M.Ö. 6. yüzyılda Mısır Kralı II. Necho ile Lidya Kralı Kroisos'un Didim Tapınağı'na adaklar sunduklarını yazar. Kutsal avluya inilen kapıların arasında yer alan 70 ton ağırlığındaki tek parça mermer blok, dünyanın en büyük mimari elemanı olarak tanımlanıyor. Dört yanından basamaklarla çıkılan platform üzerine çift sıra oturtulan 124 adet sütunla çevrili bu anıt eser, birkaç bölümden oluşuyor.
Miletos (Milet)
Büyük Menderes ırmağının Ege Denizi'de ulaştığı yerdeki yarımada üzerinde kurulan Miletos, İyonya'nın en eski yerleşim yerlerinden biridir.
Kente ait ören yeri, eski Balat Köyü'nde geniş bir alana yayılmış.. Milet; mimari, arkeolojik ve kültürel özellikleriyle önemli bir yerleşim olmasının yanısıra, üretim ve ticaret ilişkileri nedeniyle ekonomi tarihçilerinini, doğa filozoflarının kenti olması nedeniyle de felsefecilerin yoğun ilgisini çeken bir metropol halini almıştır.
Bazı antik coğrafyacılara göre Milet'i kuranlar Girtliler, Homeros'un İlyada'sına göre ise Atina Kralı Kodros'un oğlu Neleus önderliğindeki İyonlulardır. Milet, İyonlar tarafından geliştirilmiş ve M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren Ege'nin önde gelen ticaret, kültür, sanat ve bilim merkezi olmuştur. Bu dönemde yetenekli Milet'li denizci tacirler ve koloniciler, Karadeniz, Ege, Marmara ve Akdeniz'in dört bir yanında çok sayıda ticaret kolonisi kurmuşlardı. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda burada seramiğin yanı sıra metal sanayisinin de erken dönemlerde geliştiğini gösterir.
M.Ö. 546'da Lidya ile beraber Pers egemenliğine giren kent, M.Ö. 464'te Perslere karşı giriştiği bağımsızlık savaşlarında yenik düştü ve acımasızca yakılıp yıkıldı, halk tutsak ve sürgün edildi. Kent, M.Ö. 334'te Büyük İskender, daha sonra Seleukhos ve Bergama kralııkları ardından da Roma ve Bizans'ın egemenliği altına girdi. Antik çağlar boyunca Milet'in, dört limanı vardı. Özellikle Roma döneminde anıtsal mimari yapılarla donatıldı. Daha sonra Büyük Menderes'in taşmasıyla bataklığa dönüşen ve denizle bağlantısı kesilen kent, giderek önemini yitirdi. İlk Miken yerleşimitle başlayan iskan, Türkler'in Anadolu'ya egemen oldupu Plataia (Balat) yerleşimi ile devam etti.
Tiyatro
Batı Anadolu'daki tiyatrolar arasında Milet tiyatrosunun önemli bir yeri vardır.
Tiyatro yapısı ve görkemiyle dikakt çeker. Dört ayrı inşa evresi olan tiyatro, bir yamaç üzerinde oturtulmuş bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 40 metre kadardır. Diğer antik tiyatro yapıları gibi üç bölümden oluşur. Hellenistik dönemde yapılan tiyatro, M.S. 200'de onarım görmüştür.
Faustina Hamamı
Milet'te ayakta kalan başlıca yapıtlardan biridir.
Güney Agora ile tiyatro arasında bulunan Faustina Hamamı, önünde bekleme salonu ve bitişiğindeki Muza'lara odası ile oldukça ilgi çekmetkedir.
Serapis Tapınağı
Dört basamaklı merdivenle çıklan tapınak, dikdörtgen biçimindedir.
Tapınak beşerden iki düz sütunla üç nefe ayrılmıştır. Girişteki tavan bölümlerinde tanrıların kabartmaları görülmektedir. Oluklu, dört sütunlu korent başlıkları üzerinde yer alan arşitrav (baştaban) onun üzerinde de, Helois Serapis kabartması bulunan üçgen yer alıyor.
Çevre
Altınkum
Altınkum plajı, uzunluğu ve ince kumuyla tanınıyor.
Sığ denizi, çocuklar ve yüzme bilmeyenler için çok uygun. Gün batımında plajın aldığı renk görülmeye değerdir. Akşam olduğunda plajı çevreleyen onlarca restauranttan birinde yemek yiyebilir, ilerleyen saatlerde etraftaki barlarda ve diskolarda eğlenebilirsiniz.
Akbük
Didim'e 15 km. uzaklıktaki Akbük, gün geçtikçe gelişen bir tatil merkezi halini almıştır.
Akbük koyları özellikle deniz sporları için çok uygundur. Beş yıldızlıdan pansiyona kadar her nitelikte otele sahip Akbük'ün plajı da büyük ilgi görüyor.
Bafa Gölü
Göl nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlıyor.
Gölün çevresi zeytinlikler ve çam ormanlarıyla kaplıdır. 1994 yılında büyük bir bölünü Tabiat Parkı olarak ayrılan göl, Didim ve Pamukkale'ye gelen turistlerin uğrak yeri haline gelmiştir. Söke Ovası'nda yer alan Bafa Gölü, arkeolojik değerler açısından Türkiye'nin en zengin yörelerinden birinde yer alıyor. Söke Ovası 2000 yıl önce düzenlenmiştir. Büyük Menderes Irmağı'nın getirdiği alüvyonlar körfezi doldurunca, oca haline dönüşmüş. Bugünkü Bafa Gölü, denizden bir parça olarak arada kalmış. Gölün üzerinde üç küçük ada mevcuttur. Adalarda eski eski dönemlerden kalma manastır ve kiliseler bulunmaktadır. İçleriden en eskisi ''Yediler Manastırı''dır. Tarihi kalıntıların yanısıra, balıkçıl kuşları, pelikanlar, karabataklar ve ördekler de yörenin güzelliğine güzellik katıyor. Etrafı zeytin ağaçlarıyla çevrili gölün doğal zenginliklerini kuşlar tamamlıyor. Sahilde yolcu bekleyen dolmuş teknelerle ada turu yapmakda mümkün. Bu keyifli tur sırasında yüzme molası da veriliyor. Ama en keyifli anlar, güneş battıktan sonra gökyüzüne vuran kızıllığın gölün rengini değiştirdiği anlardır.
Dalış Noktaları
Didim, diğer dalış bölgelerine oranla çok sakin bir bölgedir.
Altınkum çıkışlı dalışlar, Dip Burun (Düz Burun) ile Tekağaç Burun arsında kalan bölgede yapılmaktadır. Bu iki nokta arasında kalan kıyı şeridinde, derinlikleri 10-12 metrede başlayıp 35-40 metreye kadar ulaşan 10'un üzerinde dalış noktası vardır. Tekağaç Burnu'ndan başlayarak tüm Güllük Körfezi, Bodrum Akyarlar Koca Burun'a kadar dalışa yasaklı böge sınıfına giriyor. Özellikle Akbük körfezinin sualtı tabiatı çok zengindir. Civarda, iki sene önce batan Rum bandıralı şilep de dalışa yasaklı alanda kalıyor.
Dip Burun
Dip Burun'da yapacağınız dalışlarda floya balığı dahil olmak üzere ender görülen vir çok deniz canlısına rastlayabilirsiniz.
Tekağaç Burnu
Dalış için mükemmel bir nokta olan Tekapaç Burnu, dalışa yasaklı olmamasına rağmen, potansiyel tarihi abtık alanıdır. Kıyıdan başlayıp, derinlere doğru devam eden amphora döküntüleri mevcuttur.
Tarih ve Kültür
Priene
Söke - Bodrum yolunun 5. km.'sinden ayrılan Güllübahçe asfaltına girdiğinizde, ülkemizin en güzel ören yerlerinden biri olan Priene'nin tabelasını görüp sağa gireceksiniz.
Milet - Didim yönünden gerliyorsanız, Atburgazı üzerinden gidecek ve 21.km'den sola döneceksiniz. Girişte park yeri var. İçeri girdiğinizde antik kentin planını gösteren düzgün bir tabela bulacaksınız. Priene ve diğer antik yerle üzerine yabancı dillerde yazılmış kitaplar da girişte satılıyor. Kent, Samsun (Mykale) Dağı eteğine kurulmuş. Kentin bulunduğu yükseklikten baktığınızda görülen geniş ve düz ovada çeltik tarlaları var. Eskiden burası denizdi ve Priene'nin iki limanı vardı. Kent M.Ö. 350'de eski kentin yerine kurulmuş. Hippodamos sistemine göre ızgara biçiminde ve dört set olarak inşa edilmiş . Önce İskender, sonra Bergama Krallığı ve Roma egemenliğinde kalmış, Bizans Çağı'nda piskoposluk merkezi olarak önemini sürdürmüş olan kent, XII. Yüzyılda terkedilmiş. Menderes Nehri'nin körfezi doldurması sonucunda, liman kenti özelliğini yitirip zenginliğini kaybetmiş .Kente girince yolun kuzeyinde su ihtiyacını karşılayan sarnıç bulunuyor. Sağa sapıldığında Mısır tanrılarının tapınağını görebilrsiniz. Bilinen eski tiyatrolardan biri olan tiyatrosu, 5000 kişiliktir. Tiyatro aynı zamanda halk meclislerinin de toğlantı yeriymiş. Elli sıradan oluşan tiyatronun ilk sırası protokol için yapılmış özel koltuklardan oluşuyor. Bu sıranın tam ortasındaki özel koltuk krala ayrımış. Tiyatronun yanında Bizans Kilisesi, kilisenin güneyinde yukarı gymnasion ve hamamı bulunuyor. Demeter Temenosu Akropol'ün eteğinde. Athena Tapınağı kentin en hakim yerine kurulmuş. Bazı sütunları sütun başları ile birlikte ayağa kaldırılmış. Tapınağın sunağının yalnızca temelleri görülebiliyor. Sunağın kabartmalarından bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndegörülebilir.
Meclis toplantılarının yapıldığı Bouleuterion ise 640 kişiliktir. Sıraları günümüze ulaşan yapıda o dönemlerde sürekli kutsal ateş yanarmış. Athena Tapınağı'nın alt tarafında ana caddenin kenarında balık ve et pazarı ve evler yer alırmış. Agora'nın güneybatı köşesinden güneye doğru merdivenli yoldan inildiğinde surlara yakın gymnasion görülebilmektedir.
Heraklia
Beşparmak Dağları'nın güney eteklerinde, gölün kıyısına kurulu Heraklia'ya Çamiçi Köyü'nden dönüp, 9 km'lik toprak yolla ulaşabilirsiniz.
Yol önce Kapıkırı Köyü'ne ulaştırıyor sizi. Köye girmeden, sahile inen bir yol ayrılıyor. Karşınızda Heraklia, antik yapılarıyla bir tarih hazinesi. Heraklia'nın tarihi M.Ö. 7.yüzyıla uzanıyor. Hellenistik ve Roma dönemlerinde parlayan kent, deniz ticaretiyle zenginleşmiş. Bizans döneminde ise psikoposluk merkezi olmuş.
Kayalık ve engebeli bir arazi üzerine kurulan kent, 6,5 metre yüksekliğinde surlarla ve 65 kuleyle çevrilmiş. Mükemmel denecek kadar düzgün olan taş işçiliği bugün bile farkediliyor.
Kentin içindeki Athena Tapınağı, günümüze kadar gelebilmiş şanslı yapılardandır. İki katlı olarak inşa edilen Agora'dan ise geriye tek kat lamış. Yine de dükkan ve hanların yerierini görebiliyorsunuz. Agora'nın doğusundaki ''U'' planlı yapı, M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilen Şehir Meclis Binası. Sonra sırasıyla tiyatro, Endymion Kutsal Alanı ve Haham Manastırı'nı gezebilirsiniz. Tek kalıntı ise, ahır olarak kullanılan bir mabedin önündeki Roma devrinden kalma bir yazıttır.
Yöresel Tatlar
Zeytinyağı & Balık Birlikteliği
Tüm Ege'de olduğu gibi Didim'de de zeytinyaplı yemekler baş tacıdır.
Bunula birlikte Ege'ye özgü balıkların tadına bakmanızı tavsiye ederiz. Aydın - Didim yolu boyunca sıralanan lokantalarda menünün baş köşesinde yer alan ''Kuyu Tandırı''nı mutlaka denemelisiniz. Yine Aydın'lıların çok sebdiği ''Yuvarlama'yı bir de burada tatmanızda fayda var.
Alışveriş
Binbir Çeşit . . .
Didim ilçe merkezindeki mağazaların yanısıra, Altınkum'da bulunan Didim Shopping Center'dan da alışveriş yapabilirsiniz.
Tatil yörelerimizde sıkça görülen halıcı, kilimci, kuyumcu ve dericilere Didim'de de sık sık rastlamak mümkün. Hediyelik eşya satan dükkan ve tezgahlarda yöresel motiflerin işlendiği tabak, kültablası gibi ürünler özellikle yabancı turistler tarafından tercih ediliyor.
|